BÖBREK VE SU

BÖBREK VE SU

 

Yeterli miktarda sıvı tüketilmesi ile hem taş oluşumu riski azaltılabilir hem de böbrek yetersizliğinin önüne geçilebilmektedir.
Vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması yaşamsal önem taşıdığından vücuttan kaybolan miktarlarda su alınması zorunludur. İdeal vücut su oranları; metabolizmayı tetikler, hücrelerin kendini yenilemesini sağlar, yaşlanmaya karşı etki gösterir. Kanın akışkanlığını sağlar, böylelikle kalp ve damarların yükünü azaltır. Omurga dahil bütün organlar bundan faydalanır; su oranının bel fıtığına karşı bile büyük katkısı olduğu düşünülmektedir. Ayrıca cildin dolgun, pürüzsüz ve genç kalmasını sağlamaktadır.
İnsan vücudunun su içeriği yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktiviteye göre değişir. Çocukların vücudunun su oranı yüksektir (% 70, yeni doğan bebekte ise % 90) ve yaş ilerledikçe suyun yerini yağ dokusu almaya başlar. Dolayısıyla yaş ilerledikçe suyu daha çok tüketmek gerekir. Yetişkinlerde vücut su oranı % 60, yaşlılarda ise % 50'dir. Sporcuların su oranı ise standart kişilerden % 5 daha yüksek seviyede olması gerekmektedir. Yapılan egzersize bağlı olarak su içimi artırılmalıdır. Vücutta egzersiz sırasında kaybedilen suyun yerine konulması ve tekrar vücut su dengesinin sağlanması için yeterli su tüketimi şarttır. Su tüketimi egzersiz sonrasında olabileceği gibi, vücudu su kaybına hazırlamak adına egzersiz öncesinde hatta egzersiz esnasında da (15'er dakikalık aralıklarla yudum yudum su içilmesi şeklinde) olabilir.
Böbreklerin görevini yerine getirebilmesi ve dolayısıyla vücuttaki yağ akımının dengeli olabilmesi için bol su tüketilmelidir. Çünkü karaciğerin görevini yapabilmesi, böbreklerin yeterli çalışmasına bağlıdır. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri, vücutta depolanmış yağları bedenin kullanabileceği enerjiye çevirmektir. Yeterince su içilmediği takdirde böbrekler yeterince çalışamaz ve süzme işlemini gereği gibi gerçekleştiremez. Karaciğer de böbreklerin görevini üstlenmeye başlar, kendi görevi ikinci plana düşer ve daha az yağ yakmaya başlar. Yakılmayan yağlar vücutta birikmeye başlar. Kilo kaybı yerine kilo alımı söz konusu olur.
Su içmek için susamayı beklememeli !
Su dışındaki pek çok sıvı hayatımızda ciddi ölçüde yer almaktadır. Çalışma hayatının vazgeçilmez ikramları çay, kahve, neskafe, meyve suları, bitki ve meyve çayları vb. içecekler. Bu içeceklerden bazılarının diüretik etkisi olduğundan vücudun ihtiyacı olan sıvıyı karşılamayacağı ve hatta vücuttan sıvı atımını artıracağı için suyu su olarak içmek gerekir. Vücuda yeterli miktarda sıvı girmediği zaman böbrek fonksiyonları olumsuz etkilenmektedir.
Hangi yiyecekler böbrekler için zararlıdır? 
Böbrek hastalıklarından gıda maddelerini sorumlu tutmak doğru değil. Böbrek hastalığı olan kişilere hastalıklarının ilerlemesini engellemek için bazı diyetler verilebilir. Kolesterolün düşük olması gerekir. Yüksek kolesterol bir risk faktörüdür, yağlı gıdalardan, proteinden kaçınmak gerekir. Aşırı protein vücutta üre oluşumunu artırır, fosforun yüksekliği de kanda böbrek hastalığını engelleyen bir faktördür. Böbrek yetersizliği ilerlemişse, kanda bulunan bazı tuzların fazlalığı zarar verir. Potasyumdan zengin olan konserve meyve suları, narenciye meyve suları biraz sakıncalıdır, bunların tüketiminden kaçınmak gerekir.

Tuz hiç tüketilmemeli mi? 
Tuz genellikle hipertansiyonu olan ve vücudunda şişme olan hastalar için yasak. Bu kişilerin hiç tuz almamaları gerekiyor. Yüksek tansiyonu olan herkesin böbrek sağlığını korumak için böbreklerini kontrol ettirmesi gerekli. Yalnızca hipertansiyonun (yüksek tansiyon) kendisi de böbrek yetersizliği yapabilir. Bu hastalığın sıklığı fazla olduğundan, üzerinde durmak gerekir. İkinci bir hastalık da diyabettir.

Tuvalet alışkanlığı önemli midir? 
Çok uzun süre idrar tutulmaması gereklidir. Mesanede uzun süre idrar kalırsa, iltihap riski artar. Bu da, bir süre sonra böbrek iltihabına yol açabiliyor.
Böbreklerimizi korumak için neler yapmalıyız?
1.Yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. (Böbreklerin rahat çalışması için bol sıvıya ihtiyacı vardır. Alınan sıvı miktarı sıcak ve kuru havalarda arttırılmalıdır. Günlük en az 2 litre su alınmalıdır.)
2.İdrar uzun süre tutulmamalıdır. (Böbrek taşları oluşabilir).
3.Özellikle kış aylarında ıslak-soğuktan korunulmalıdır. Çünkü soğuk, böbrekleri etkileyecek ve nefropatilerin yerleşmesine yol açacak dolaşım rahatsızlıklarına sebep olur.
4.İçilen su ve yenilen besinler temiz olmalıdır.
5.Böbrek iltihabı rahatsızlıklarında tedavi yarıda kesilmemeli ve ilaçlar zamanında alınmalıdır.
6.Bilinçsiz olarak ilaç tüketilmemeli
7.Diş çürükleri ve boğaz iltihabı hemen tedavi ettirilmelidir. (Çürük veya iltihaba yol açan mikroorganizmalar, kalıcı böbrek rahatsızlıklarına yol açabilir.)
 
16.05.2013