ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK ve NEDENLERİ

ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK ve NEDENLERİ

İlk olarak iştah kavramını tanımlayacak olursak iştah, bir besinin isteyerek ve keyif alarak yenilmesidir. İştahsızlık ise bu yeme isteğindeki azalmaya verilen addır. Bu duruma özellikle çocukluk döneminde oldukça sık rastlanmaktadır.

 

Çocuklarda İştahsızlık Nedenleri

Çocuklarda görülen iştahsızlığın birçok sebebi olabilir. Çocuğun yaşadığı fizyolojik ve psikolojik sağlık sorunları, ailenin çocuğa uyguladığı yanlış beslenme uygulamaları gibi etmenler iştahsızlığın sebepleri arasında yer alır.

 

Aile ortamının huzursuz olması da, çocukta görülen iştahsızlığın önemli bir sebebi… Beslenme şekli, hangi tür yiyeceklerin tercih edildiği, yiyeceklerin nasıl hazırlandığı, beslenme saatleri çocuğun iştahını belirleyen en önemli faktörler arasında yer alıyor.
 

Bunlara ek olarak çocuğun okul/kreş ortamlarından duyduğu memnuniyetsizlik, ailenin yemek konusunda gösterdiği ısrarcı tutum da iştahsızlık sorununu tetikleyen diğer faktörlerdendir.

 

Fizyolojik rahatsızlıklar iştahsızlık üzerinde en az psikolojik sorunlar kadar etkilidir. Demir eksikliği anemisi, bağırsak parazitleri, ateşli enfeksiyon hastalıkları, diş çıkarma gibi durumlar da çocuklarda görülen çocuklarda iştahsızlığın sebepleri arasında yer alabilir.

 

Tüm bunları göz önüne aldığımızda çocuklarda iştahsızlık görülmesinin birden fazla sebebi olabilir. Bu sebepler çocuktan kaynaklandığı gibi aile ve çevre kaynaklı da olabilmektedir.

 

Nasıl Yaklaşılmalı

 

İştahsız bir çocuğun, öncelikle büyüme ve gelişmesinin yaşına göre uygun olup olmadığı dikkate alınmalıdır. Daha sonra iştahsızlığı fiziksel açıdan kontrol edilmeli ve kansızlık, bağırsak parazitleri, çinko eksikliği, yüksek ateş, kulak ve boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle ve grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi problemlerin olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer fiziksel açıdan problem görünmüyorsa, iştahsızlık probleminin psikolojik olabileceği düşünülmelidir. Çocuğun iç dünyasında yaşadığı bir üzüntü, kıskançlık, nefret ve endişe yemek yememeye neden olabilir.

Çocuğun yemek yemeyi reddetmesiyle birlikte, yorgunluk, ateş, uyuma isteği, huzursuzluk gözlenmiyorsa önemli bir hastalık belirtisi değildir. Çocuklardaki bağımsızlık duygusu, yeni yürümeye başlayan çocuklarda gözlenir ve yemek saatlerinde bu duygu ağır basabilir. Onların mama sandalyesine bağlanmaları ya da oyun oynarken bu keyifli dakikaların yemekle bölünmesi, onların hoşlarına gitmeyebilir. Yeni kazandığı becerileri geliştirirken ya da yeni keşfettiği bir şeyi kurcalarken, yemek yemeye vakit ayırmak onları isteksiz kılacaktır. Ayrıca, normal bir iştah öğünden öğüne, günden güne, haftadan haftaya değişim gösterebilir. Yemeye olan ilgi, büyüme aşamalarında, diş çıkarma zamanlarında, hastalık günlerinde değişebilir. Dolayısıyla bahsedilen tüm bu iştahsızlık nedenleri normaldir ve büyütülmemelidir. Yemek yemeye zorlanmayan çocuklar, gelişimlerini tamamlayabilecek kadar gıda tüketmektedirler. Diğer taraftan yemek yemeye zorlanan çocuklarda ise kronik yeme problemleri gözlenmektedir. 

 

 

Eğer sorun anne-baba boşanması, yeni bir kardeşin olması, aile bireylerinden birinin kaybı gibi psikolojik bir sebepten kaynaklanıyorsa bir psikolog/pedagogtan yardım alınmalıdır. Çocuklarda iştahsızlık nedenleri sık olmamakla beraber psikolojik kaynaklı olabilmektedir.

Çocuk iştahsızlıkla ilgili belirtiler gösterdiğinde bunun psikolojik mi yoksa fizyolojik mi olduğunun ayrım iyi yapılmalıdır. İştahsız çocuk yemek yerken tabağıyla uzun süre oynuyor, ağzına aldığı lokmayı olması gerekenden geç yutuyor ise bu fizyolojik bir çok problemden kaynaklanıyor olabilir. Bir önceki paragrafta da belirttiğimiz gibi çocuklarda iştahsızlık probleminde ilk adım sorunun kaynağını belirlemektir. Bu aşamadan sonra iştahsızlık tedavisi aranmaya başlanabilir. tedavi konusunda bir sağlık profesyonelinden destek almak çok önemlidir.

En sık yapılan Hatalar

İştahsızlık sorunu olan çocuğu azarlamak, baskıcı bir tutumla yemek yemesi için ısrar etmek yanlış bir yöntemdir. Bununla birlikte çocuğun yemek yemediği için cezalandırılması da yapılan bir başka yanlıştır. Bu gibi tutumlarda çocuklarda iştahsızlık düzeyini arttıracaktır.

Aileler çocuğun ne yediğini iyi gözlemlenmelidir. Birçok aile çocuğu yeterli beslendiği halde az yeme problemi çektiğini iddia edebilmektedir. Bu durumda ailenin çocuğun yaşına göre olması gereken yaş ve kilo aralığının iyi bilmesi ve buna göre kıyaslama yapması gerekmektedir. Yani eğer çocuk olması gereken kilonun altında ise bu durumda bir çocuk hekimine, diyetisyene veya bir pedagoga danışılması en uygun seçenektir.

Çocuğun ilk olarak aile bireylerini kendine rol model aldığı unutulmamalı ve beslenme konusunda da bu husus akıldan çıkarılmamalıdır. Beslenme sonradan öğrenilen bir davranıştır ve eğer anne veya baba yeme konusunda seçici ise çocuk da bu özelliği örnek alarak tadını hiç bilmediği besinlere karşı mesafeli davranabilmektedir. Ya da aile bireylerinden herhangi biri sıklıkla fast food veya ambalajlı ürün tüketiyorsa çocuk da bu besinlere karşı olması gerekenden fazla ilgi gösterebilmektedir. Bu yüzden çocukla birlikte beslenirken sağlıklı besinlere karşı seçici davranılmamalıdır.

 

Çocuklarda iştahsızlığı önlemek için öneriler

Çocuklarda iştahsızlık probleminde ailelerin yapılabilecek ve iştahsızlığın temel tedavi önerilerini şu şekilde maddeleyebiliriz.

  • Öncelikle çocuğa beslenmenin gerçekten önemli olduğunu, eğer yeteri kadar beslenmezse karşılaşabileceği sorunları onun yaşına uygun bir şekilde anlatmaya çalışın. Örneğin bunu kısa hikayeler, masallar anlatarak yapabilirsiniz.
  • Çocuğun hangi besini ne kadar yiyeceği konusunda fazla ısrarcı olmak aşırı kilo alımına ya da tam tersi düşük kiloya sebep olabilir bu yüzden çocuğunuza yemek konusunda aşırı baskıcı bir tutum benimsemeyin.
  • Çocuğunuzun besleneceği saatleri iyi seçmeye çalışın. Örneğin yeni uyandığı ya da uyku saatlerinin yaklaştığı vakitlerde çocuk huysuz ve yeme konusunda isteksiz olabilir. Ona keyifli ve sizinle iletişimi yüksek olduğu saatlerde yemek yedirmeye çalışın. Çoçukların iştahını açan yiyecekleri tercih edin.
  • Öğün aralarında içireceğiniz süt, meyve suyu gibi sıvı gıdalar doygunluk hissi vereceğinden bu gibi besinleri ana öğüne yakın vakitlerde vermemeye özen gösterin aksi takdirde çocuk doygunluk hissedecek ve yemeğini yemek istemeyecektir.
  • Öğünlerde yedirdiğiniz yiyecekleri karıştırmamaya özen gösterin. Böyle bir uygulamaya giderseniz iştahsız çocuk tabakta gördüğü karışık görüntüden hoşlanmayıp hazırladığınız yemeği yemek istemeyecektir, damak zevki yeterince iyi gelişmeyecektir.
  • Ana ve ara öğünleri birlikte yemeye özen gösterin. Çocuğun aileyle birlikte sofraya oturup anne, baba ve kardeşleriyle yemek yemesi çok önemlidir, ona ayrı sofrada ve ayrı vakitlerde yemek yedirmeyin. Ayrı zamanlarda ve ayrı sofralarda yemesi çocuğunuzun iştahını ve sofra kültürünü olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca ellerini kullanmayı öğrendiği andan itibaren yemeğini kendi çatal-kaşığını kullanarak yemesine izin verin.
  • Çocuğunuza yemek yedirirken televizyon izletmeyin. Televizyon çocuğun yemeğe olan ilgisini azaltacaktır. Bunun yerine onunla eğlenceli sohbetler edebilirsiniz.
  • Çocuğunuzun sevmediği yemekleri/besinleri ilgi çekici sunumlar halinde hazırlamanız çocuğunuzun yemeğe/besine olan ilgisini arttıracaktır. Örneğin çocuğunuz yumurta sevmiyor ise onu bir hayvan ve ya çizgi film karakterine benzetmeniz çocuğunuzun yumurtaya bakış açısını değiştirebilir.
  • Çocuğunuzun sizinle birlikte yemek yapmasına izin verin. Çocuğunuz et yemeyi sevmiyorsa onunla birlikte küçük köfteler yapın, kendi yaptığı köfteyi yemek onu heyecanlandıracaktır.
  • Yemek konusunda çocuğunuzu diğer çocuklarla karşılaştırmayın. Bu onun hırçınlığını arttıracak ve onu daha iştahsız olmaya itecektir. Ayrıca bu gibi karşılaştırmalar çocuğunuzun ruhsal psikolojisi içim olumlu olmayacaktır.
  • Çikolata, şekerleme gibi ambalajlı ürünleri çocuğunuz her istediğinde vermeyin. Bu besinler çocuğunuzda tokluk hissi oluşturacak, ana öğünde yemek yemesini engelleyecektir.
  • Tabağı sizin ölçülerinize göre değil onun ölçülerine göre doldurun. Birden karşısında tıka basa bir tabak görmek onu korkutabilir ve yemeğe olan ilgisini azaltabilir.

 

ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK ve NEDENLERİ
27.01.2018