Grip mi yoksa soğuk algınlığı mı?

Grip mi yoksa soğuk algınlığı mı?

 

Grip ve soğuk algınlığı farklı hastalıklar olmasına rağmen çok sık karıştırılmaktadır. Soğuk algınlığı ve grip arasındaki en önemli fark, görece hafif seyreden soğuk algınlığından yüksek ateş ve genel durum bozukluğunun görülmemesidir, buna karşın gripte yüksek ateş, genel durum bozukluğu ve tabloya ikincil bakteriyel enfeksiyonların eklenebilmesidir. Burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğazda yanma hissi ve öksürük ile başlayan soğuk algınlığı, destekleyici tedavi ile genellikle birkaç içinde iyileşir.

Grip, inflvenza adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen, 39 derece ve üzerinde ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtiler ile başlayan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Belirtiler ne zaman ciddiye alınmalı:

Ateş üçüncü günde hala yüksekse,

Burundan sarı yeşil veya kanlı bir akıntı geliyorsa,

Öksürükle sarı yeşil balgam veya kan geliyorsa,

Nefes darlığı hissediyorsanız,

Göğüs veya sırtta ciddi anlamda ağrılarınız varsa,

Kulakta şiddetli ağrı veya akıntı varsa (Östaki borusundaki ödeme ve tıkanıklığa bağlı olarak kulaklarda hafif bir ağrı olması normaldir. Bu hafif ağrı hastalığın geçmesi ile kendiliğinden kaybolur.

Bir hafta sonra hala yüzün ön kısmında (sinüslerde) veya gözlerin üzerinde ağrı hissediyorsunuz, bu ağrı başın hareketleri ile artıyorsa bir doktor kontrolü şarttır.

Nelere dikkat edilmeli:

Hasta olmadan önce aşı olmalısınız...Grip mevsimi başlamadan, özellikle risk altındaki gruplar başta olmak üzere 6 ay ve üzerindeki herkes aşılanabilir. Özellikle ilkokul çağındaki çocuklar, 65 yaş üzerindeki kişiler, bağışıklık sistemini bozan, şeker, akciğer, kalp, böbrek gibi ikincil bir hastalığı olan bireyler risk altındadır. Grip olduktan sonra yapılan aşıların hastalığın tedavisine bir katkısı yoktur.

Grip, uzun süre tedavisiz kaldıktan sonra geçse bile inatçı öksürük bırakabilir. Çünkü virüs hava yollarını hassaslaştırır. Hasta ısı değişikliklerinden, hava kuruluğundan, tozlardan daha kolay etkilenir ve öksürür. Bu nedenle gribin etkileri tamamen ortadan kalkana kadar istirahat edilmeli ve bu süreçte de beslenme düzenine özen gösterilmelidir.

Antiviral ilaçlar, gribin hem daha hafif hem de kısa sürede geçmesine yardımcı olur. Hasta şikâyetleri başladıktan 48 saat içinde doktor tarafından başlanması gerekir.

Yorgunluk, ağrı, burun akıntısı, öksürük gibi şikayetler için antigribal ilaçlar, ağrı kesiciler alınabilir.

Elleri sık ve kuralına uygun yıkamak virüs bulaşımını önemli ölçüde azaltır. Ellerimizi yıkarken sıvı sabun, kurularken de kağıt havlu kullanmaya özen göstermeliyiz.

Gripte antibiyotikler, tedavide en son akla gelmesi gereken ancak komplikasyonlar ortaya çıktığında kullanılabilecek ilaçlardır.

Özellikle doktora danışılmadan her gün alınan C vitamini gribi önlemenin yolu değildir. Zamanla vücutta tehlikeli bir birikime de yol açılabilir. Sadece kış döneminde alınması daha faydalı olur.  

 

14.11.2017