İÇ KULAK TANSİYONU (MENİERE HASTALIĞI)

İÇ KULAK TANSİYONU (MENİERE HASTALIĞI)

Meniere hastalığı, halk arasında iç kulak tansiyonu olarak da bilinen, iç kulakta bulunan ve dengeden sorumlu sıvılardaki basınç artışının neden olduğu ve en önemli bulgusunun ataklar halinde baş dönmesi olduğu bir hastalıktır.

Meniere hastalığı, iç kulak sıvılarının mikrobiyotik oluşumlar sebebi ile fazla miktarda artması ya da azalması yüzünden hastaya denge kaybı, baş dönmesi atakları, kulak çınlaması, fazla gürültülü ortamlarda kulakta ağrı ve işitme zorluğu çektiren bir hastalıktır. Daha çok kadınlarda görülür ve kişide birçok belirtilerle kendisini gösterir.

Kulan tansiyonu olan hastalarda normal yükseklikteki bir ses bile son derece rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Bu nedenle kişi gün içerisinde birçok sesten rahatsız olacağı için gün sonlarında bu kişilerde sinirlilik ve agresiflik durumları baş gösterebilir.

“Bu hastalığın normal tansiyon hastalığı ile herhangi bir ilgisi yoktur.”

Birçok insan bu tansiyon hastalığını normal tansiyon hastalığına benzetmektedir. Aslında bu hastalığın normal tansiyon hastalığı ile herhangi bir ilgisi yoktur. Kulak tansiyonu problemi kişilerde bazen ara verebilmektedir. Öyle ki iyileştiği sanılan kulak tansiyonu kişi üzerinde seneler sonra tekrar meydana gelerek yine aynı sorunları beraberinde getirebilmektedir. En büyük problemi baş dönmeleri olan kulan tansiyonu eğer önlem alınmaz ise kişilerde kalıcı duyma problemlerine neden olabilmektedir. Bu nedenle kulak tansiyonu önemsenmesi gereken hastalıklar arasında yer almaktadır.

Meniere hastalığının sıklığı 100 binde 40-100 arasında değişir. Her yaşta görülebilmesine rağmen 40 yaş civarında başlaması daha sıktır. Yüzde 20 civarında iki kulak birden hastalanır.

“Nedeni tam olarak bilinmemektedir.”

 

Meniere hastalığının genetik olma ihtimali de vardır. Stres, yüksek tansiyon, kronik hastalıklar, böbrek yetmezliği, fazla yağlı beslenme, uykusuzluk, şeker hastalığı, fazla tuzlu yeme, fazla kafein, alkol, sigaraAkdeniz ateşi hastalığı, kansızlık, ritim bozukluğu gibi hastalıklar en çokta aşırı stresin, yorgunluğun, uykusuzluğun tetiklediği bir hastalıktır. Meniere hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi kulak tansiyonu probleminin en büyük belirtisi sık sık meydana gelen baş dönmesi ve aynı zamanda kulakta doluluk hissidir.

Sürekli kulakta çınlama sorunu, kulak tansiyonu nedeni ile karşılaşılabilecek bir problemdir. Öyle ki meydana gelen bu problemler kişide kişide psikolojik etkilere bile neden olarak agresif haller meydana getirebilmektedir. 

Bir diğer belirti ise kişide nöbetler halinde meydana gelen işitme kayıplarıdır. Bu durumda kişi ara ara işitme kaybı yaşayacağı için günlük yaşamı olumsuz etkiler.

Bazı hastalar görme kaybı ve bayılma tarif edebilirler, ancak hastalık gerçekte bu şikâyetlere neden olmaz ve başka hastalıklarla karıştırmamak bakımından hastanın iyi sorgulanması gerekir. Hastalık baş ağrısı yapmaz. Bulantı ve şiddetli kusma yoksa halsizlik yapmaz. İşitme testinde hastanın kaba sesleri işitmede duyarlılığının azaldığını görürüz.

Bu belirtilerin hangisi görülür ise hastanın en kısa zamanda bir kulak burun boğaz uzmanına başvurması gerekmektedir. Muayenede karanlık bir oda da yapılan çeşitli ses frekansları şeklinde işitme testleri yapılmaktadır. İşitme testleri yetersiz kalır ise başka testler yapılabilir.

Elektronistagmografi testi kulağa sıcak veya soğuk su verilerek yapılır. Bu test yapıldığında hastanın gözlerinde değişik hareketler gözlenir ve bu değişik hareketler muayene eden uzman tarafından değerlendirilir. Bu işlem farklı sıcaklıktaki sular ile tekrarlanır. İki kulağında gösterdiği netice kaydedilir ve öbür kulak ile normal netice karşılaştırılarak iç kulağın denge işlevinin normal olduğu veya olmadığı incelenir ya da emar çekilerek beyinde başka bir sorunun olup olmadığı araştırılır.

 

“Doğrudan hastalığa yönelik kesin bir tedavi yoktur”

Doğrudan hastalığa yönelik kesin bir tedavi yoktur. Hastalara tuz ve yağ kısıtlaması yapılır. Fazla tuz vücutta su tutar. Suyun fazlası damar dışı dokulara, bu arada iç kulağa da geçer. İç kulaktaki fazla su iç kulak tansiyonu yapar.

Başlangıç tedavisinde sofra tuzunu kaldırmak yeterlidir. Çay, kahve ve çikolata nöbetlerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Kan akımını rahatlatıcı ilaçlar ve idrar söktürücü faydalı olabilir. Dayanılmaz baş dönmesi olan hastalarda iç kulağın medikal ve cerrahi metotlarla tahrip edilmesi gerekebilir.  Sık ve önceden hissedilmeden ve ani başlayan baş dönmesi oluyorsa, araba kullanmamak, riskli işler yapmamak gerekir. Merdiven çıkma, yüzme gibi durumlarda tedbirli olunmalıdır.
 

İÇ KULAK TANSİYONU (MENİERE HASTALIĞI)
23.12.2017