Meme Kanseri

Meme Kanseri

Memenin en önemli hastalığı meme kanseridir.Yaşam süresi uzun olan diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşam boyu her on  kadından birinin meme kanserine yakalanma riski bulunmaktadır. Tüm kanserlerde olduğu  gibi, meme kanserine  yakalanma riski yaş ilerledikçe  artar. Meme kanserli hastaların yaklaşık  %10'u  40 yaş altı kadınlardır. Bu yaştan sonra meme kanserine  yakalanma oranı 65 yaşa kadar düzenli olarak artmaktadır. Bu yüzden tarama amaçlı olarak iki senede bir mamografi önerilmektedir. Özel durumlarda bu süre daha da kısa olabilir.

 
Kanser nedir?
Hücre yaşamın temel birimidir. Kanserin nedeni  hücrelerin dağınık ve kontrolsüz bir şekilde  çoğalmasıdır. Bazen  kanserli hücreler lenf düğümlerine ve vücudun diğer  organlarına yayılabilir buna metastaz denir. Meme kanserinin  çeşitli ve farkları aşamaları vardır; bu nedenle her bir kanser kendine özgü, uygun tedavi gerektirir.
 
Meme kanseri belirtileri nelerdir?
Meme kanseri erken dönemde hiç bir belirti göstermezken, tümör ilerledikçe  memede ağrısız sert bir kitle hissedilebilir, bunun dışında , koltuk altında şişlik, memede şişlik, memede çukurlaşma,  meme büyüklüğünde yada şeklinde yada yüzeyinde değişiklikler olması, meme sıcaklığında artış, memede kızarıklık, kabuklanma, yara oluşması, meme derisinde portakal kabuğu gibi buruşuk bir görünüm oluşması, meme başından akıntı olması, meme başının içeriye doğru çekilmesi görülebilir.
Yukarda bahsedilen belirtilerden sadece birinin görülmesi mutlaka meme kanseri olunduğu anlamına gelmez çünkü iyi huylu (bening) meme hastalıklarıda bazen bu belirtileri gösterebilir, ancak bu durumda kesinlikle bir uzman hekime başvurulmasılmalıdır.
 
 
Meme kanseri tanısı nasıl konulur?
Meme kanseri tespiti çoğunlukla  tesadüfen olur. Bazen memedeki değişiklikler nedeniyle hasta doktora başvurur, bazen de kontrol (check-up) sırasında keşfedilir.
Erken  teşhis hastanın kanserden tamamen kurtulma oranını yükseltir. Memede herhangi bir değişiklik olması halinde mutlaka doktora başvurulmalı ve buna yönelik muayene, uygun tetkik ve tedavi uygulanmalıdır. Meme kanseri olup olmadığının teşhisi ve kanser tipini teyit etmeye yönelik istenen tetkikler USG, Mamografi, MRI, duktografi, biyopsidir. Teşhise  yönelik en sık kullanılan tetkik mamografidir fakat mamografi her zaman tek başına yeterli değildir bu yüzden ayrıca,  yüksek şüphe içeren vakalarda  tanı koymak için biyopsi yapılır yani tümörden bir parça alınır. Mikroskop altında kitleden alınan hücre ve doku incelemeleri sonucunda tam ve kesin teşhis konulur. 
Tetkik ve inceleme sonuçlarına dayanarak hastaya tedavi seçenekleri sunulur.
 
Meme kanseri nasıl tedavi edilir?
Meme kanserinin tedavi amacı tümörü tamamen ortadan  kaldırmaktır, bu yüzden meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir.
İki cerrahi yöntem vardır:
1) Konservatif Cerrahi (Koruyucu Meme Cerrahisi) :Sadece tümör ve tümörü çevreleyen sağlıklı meme dokusu güvenilir bir sınıra kadar alınır.
2)Total Mastektomi : Tüm meme tümör ile birlikte alınır. 
 
Her iki durumda gerektiğinde koltuk altı lenf bezleri çıkartılır. 
 
Ameliyattan sonraki dönemde ne yapılır?
1) Fizyoterapi: Ameliyattan sonra fizyoterapiye  başlama amacı kol ve omuz hareketlerini korumak ve kol şişliğini (lenfödem) azaltmaktır. Total mastektomi durumunda haricen protez ve meme rekenstrüksyonu arasında seçim yapmak mümkündür.
 
2)Adjuvan tedavi: Bazı vakalarda ameliyata ek ve destek olarak uygulanan  kemoterapi, radyoterapi, hormonoterapi, monokolonal antikor tedavisidir. Bunlardan kemoterapi, radyoterapi ameliyattan önce de uygulanabilir. Ameleyattan önce  uygulanan kemoterapi ve radyoterapiye  neoadjuvan tedavi denir.
 
a) Kemoterapi: Ağızdan yada damardan alınan ilaçların bütün vücut üzerinde etki gösterdiği bir tedavidir yöntemidir. Bu ilaçların amacı kanserli hücreleri yok etmek ve çoğalmaları engellemektir. Kanserin özelliklerine göre bu tedavi uygulanır.
 
b)Radyoterapi (Işın tedavisi): Radyoterapinin amacı kanserli hücreleri ışın yayan cihazlar yoluyla yok etmek ve  ameliyattan sonra kalabilecek tüm kanser izlerini kaldırmaktır.
 
c)Hormonoterapi: Tüm vücut üzerinde etki eden bir tedavi yöntemidir, amacı bazı hormonların kanserli hücrelerin üzerindeki etkisi önlemektir.
Tüm kanserler hormon tedavisine cevap vermezler dolayısıyla bu tedavi tüm kadınlara sunulmaz.
 
d)Monokolonal antikor tedavisi: Kanserli hücrelerinde bulunan çeşitli hedef  molleküllere (protein) yönelik geliştirilmiş olan monoklonal antikorlar standart tedavi seçenekler arasında girmiştir.
 
 
Hasta ameliyat ve destekli tedaviden sonra mutlaka belli aralıkla durumunun takibi ve diğer memenin taranması amacıyla kontrola gelmelidir. 
 
 
M : Muayene (hastanın kendi kendine muayene etmeli, belli aralıkla doktora   
       başvurmalı, chekup yaptırmalı)
E  : Erken tespit (erken teşhis kanserden tamamen kurtulma oranını yükseltir)
M : Mamografi (memenin temel tetkiğidir)
E  : Erken tedavi (yoğun ve ağır olmayan bir tedavidir)
 
Uzm Dr. Hassen DAGHMOURA
Genel Cerrahi Uzmanı
10.09.2012