NE ZAMAN PSİKOLOJİK YARDIM ALINMALIDIR?

NE ZAMAN PSİKOLOJİK YARDIM ALINMALIDIR?

 

           Psikoterapi duygularınızı, düşüncelerinizi ve kişisel yaşantılarınızı psikolog eşliğinde keşfetme ve farkındalığı arttırma sürecidir. Bunun yanı sıra; bilimsel yöntem ve teknikler kullanılarak ruhsal ve davranışsal problemlerin çözümlenmesi ve tedavi edilmesidir.

Toplumumuzda beden sağlığı ile ilgili rahatlıkla konuşulurken ruh sağlığı ile ilgili konuşmak ne yazık ki kaçınılan bir durumdur. Genellikle duygusal zorluk yaşayan kişiler, toplumsal olumsuz algı sebebiyle terapiye başvurmazlar. Etiketleneceğini, küçümseneceğini ya da alay konusu olacağını düşünürler. Ancak bu kaçınma davranışı, zamanla problemlerin kökleşip kronik hale gelmesine sebebiyet verebilir.

 Eski nesillerde psikolojik destek alan kişiler hasta olarak etiketlenirken, günümüzde ruh sağlığı çalışanlarına ve psikoloji bilimine yönelik bakış açısının olumlu yönde değiştiği, günümüz insanının bu konuda daha duyarlı hale geldiği görülmektedir. Dolayısıyla, psikoterapinin bir arkadaş tavsiyesinden ibaret olmadığını, etik kurallar, sınırlar ve gizlilik çerçevesinde sunulan konuşma terapisi ve bir tedavi modeli olduğu artık bilinmektedir. Ancak bazen görüldüğü üzre, bireyler var olan ruhsal durumunu, ‘’benim bir sorunum yok ki, bunu kendi kendime çözebilirim, konuşarak sorunlarım geçmez’’ gibi söylemlerle ötelediğini ve kabul etmek istemediğini görürüz. Ancak şu bilinmelidir ki; fiziksel bir hastalığımız olduğunda nasıl ki doktora başvuruyorsak, ruhsal bir sıkıntı yaşadığımızda da psikolojik yardım almak faydalı ve gereklidir.

Hayatımızın her evresinde, yaşadığımız ve üstesinden gelemediğimiz pek çok sorun olabilir. Bu sorunlarla başa çıkmakta güçlük çekiyor olabiliriz. Kişi, rutin yaşamındaki problemlerin üstesinden gelemediği ve kendini duygusal açıdan iyi hissetmediği durumlarda, psikolojik yardım almalıdır. Kişinin yaşam standardını bozan, günlük hayatını işlevsel olarak sürdürmesine engel olan durumlarda, psikoterapiye başvurmak gerekmektedir.

Hangi durumlarda psikoterapiye başvurulur?

Yaşam sorunları: Stres, erteleme, evlilik ve aile problemleri, ilişki problemleri (bağlanma, kaybetme korkusu, terk edilme, çatışma vb.) öfke, ebeveynlik ve çocuk yetiştirme tutumları

Yıkıcı duygu durum bozukluğu: Geleceğe yönelik karamsarlık, umutsuzluk, ruhsal çökkünlük, isteksizlik ve yaşamdan zevk alamama hali,  ölüm ya da intihar düşünceleri varsa,

Psikometrik Ölçekler: Tanı ve tedaviye yardımcı olan psikometrik değerlendirmeler

Kaygı Bozuklukları: Aşırı titizlik, kontrol etme, düzen ile ilgili takıntılı davranışlar, panik atakların eşlik ettiği panik bozukluk, uçak, hayvan, asansör, kapalı yer vb. durumlarda aşırı kaygının görüldüğü durumlar, sunum esnasında, topluluk önünde konuşmak ya da kalabalık ortamda oluşan kaygılar, sınav kaygısı, sağlığından endişe edilen durumlar, beslenme ve yeme bozuklukları

Psikolojik travmalar: Kaza, ölüm, doğal afet vb. gibi ani ve beklenmedik durumlarda gelişen stres bozukluğu gibi durumlarda psikiyatrik ve psikolojik destek alınmalıdır.

Yazımı sevgili Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun sözleriyle bitirmek istiyorum.’’ Psikiyatriye deliler değil, akıllılar gelir dediğimde insanlar güler bana; ama bu sözün altında yatan gerçeği onlara mutlaka, ayrıntılı olarak anlatırım. İç dünyasında bir şeylerin yolunda gitmediğini, bir yerlerde bir yanlış olduğunu fark etmek için kişinin akıllı ve duyarlı olması gerekir. Keşke herkes bu kadar duyarlı olabilse..’’

Unutulmamalıdır ki; ruh ve beden sağlığı bir bütündür.

Uzman Klinik Psikolog Zerrin Kalender

 

16.12.2019