Reflü Hastalığı ve Cerrahi Tedavisi

Son yıllarda giderek artan oranda kişiye reflü tanısı almakta ve bu hastalık nedeniyle tedavi görmektedir. Zengin Batı toplumlarında reflü hastalığı oransal olarak giderek artmaktadır. Bu artışın en önemli nedeni hem tanı olanaklarının artışı hem de mide de uzun süre kalan sindirimi güç hayvansal yağdan zengin gıdaların tüketilmesidir.
 
Reflü hastalığı nedir? Nasıl Oluşur?
Mide asit içeriğinin bu aside dayanıksız olan yemek borusuna doğru geriye kaçışıdır. Normal kişilerde yemek borusunun alt ucunda bu geriye kaçışı önleyen ?ALT ÖZEFAGUS SFİNKTERİ?  adı verilen bir çok yapının bir araya gelerek oluşturduğu yüksek basınç alanı mevcuttur. Reflü hastalarında bu yapının basıncı azalmıştır ve mide içeriği kolayca yemek borusuna kaçar. Reflü ciddiye alınması gereken bir sağlık sorunudur. İleri aşamalarında tedavi edilmesse kansere yol açabilir.Modern toplumlarda en sık görülen hastalıklardan biridir, insan sağlığını ve yaşam kalitesini büyük ölçüde etkiler.
 
Reflü hastalığının bulguları nelerdir?
Mideden yukarıya çıkan göğüs kafesi arkasında rahatsızlık hissi.
Göğüs kafesinizin arkasında yanma hissi.
Ağızda acılık hissi.
Yediklerin özellikle öne doğru eğil indiğinde ağıza gelmesi.
Nedeni açıklanamayan ses kısıklığı, kronik öksürük, ağız kokusu, diş çürüğü.
Kalp çarpıntısı.
 
Reflü tanısı nasıl konulur?
Reflünün tanısında çok kullanılan yöntemlerden biri endoskopidir. Her hastaya uygulanır. Bu yöntemle mide kapağının durumu, yemek borusunun hasarı ve diğer mide yüzeyindeki rahatsızlıklar saptanır.
Tanıda kullanılan bir diğer yöntemde, ilaçlı bir filmle yemek borusundan, ilacın geçişi izlenir ve herhangi bir problem varsa tedavi edilir. Diğer yöntemlerle de yemek borusundaki reflü, phmetriyle, yemek borusunun besini itme gücü ise manometri ile ölçülür.
 
Nasıl tedavi edilir?
Reflü hastalığı çok değişik yakınmalara neden olabilmektedir. Bu nedenle tedavisi de buna göre düzenlenmelidir. Ancak ana hatlarıyla temel tedavisi diyet, yaşam tarzı değişikliği, ilaç kullanımı ve cerrahi tedavidir.
Diyet- yaşam tarzı değişikliği
Reflü hastaları çikolata, alkol, kuruyemiş, kahve, aşırı çay, sigara , fast-food gıdalar, kolalı-gazlı içecekler, acılı-ekşili gıdalardan uzak durmalıdır.
Öğünlerde çok fazla mide doldurulmamalı ve yatmadan 2-4 saat önce yemek yenmemelidir.
Mutlaka kilo verilmeli ve ideal kilo ve ölçüleri  korunmalı
Yatağın baş kısmı yüksetilmeli
Sigara içiliyorsa bırakılmalıdır.
Aktif bir yaşam önerilir.
Sıkı pantolon giymekten kaçınılmalıdır.

İlaç tedavisi
Bir çok reflü hastası için belirtilen önlemlerle beraber mide asidini ortadan kaldıran ve böylece mide asit içeriğinin yemek borusunda hasara yol açmasına engel olan ilaçlar kullanılır. Bazı hastalarda bu tedavi ömür boyu sürecektir ve bu kişiler ilaca bağımlı hasta grubudur.
 
Reflü hastalığının komplikasyonları nelerdir?
Genellikle en önemli sorun yaşam kalitesindeki azalmadır. Ancak reflü hastalığı ihmal edilir ve doğru tedavi edilmez ise ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Bu sorunların  en önemlileri;
Yemek borusu alt ucunun daralması,
Yemek borusu yapısında değişiklik(Barrettözefagus). Bu hastalarda kanser riski artmıştır.
Kanama,
Yemek borusu kanseri gelişiminde artış.  Yapılan çalışmalar uzun süreli ve tedavi edilmemiş reflü hastalarında kanser gelişimi riskinin 8 kat arttığını göstermiştir.
Reflü tedavisinde cerrahinin yeri var mıdır?
Özellikle genç, şikayetlerin kontrolü için sürekli ilaç kullanmak zorunda olan veya ilaç kullanmak istemeyen hastalarda cerrahi tedavi bir alternatiftir. Yine yediklerini kolayca çıkaran hasta grubunda da cerrahi tedavi yararlı olacaktır. Cerrahi reflü hastalığının tedavisinde çok etkili bir yöntemdir. Asıl olan hastanın ve bu işlemi yapacak cerrahın işlem hakkında tartışarak beraber karar vermeleridir.
Cerrahi tedavi nasıl yapılır? Avantajları-Dezavantajları nelerdir?
Günümüzde reflü hastalığı için cerrahi kapalı yöntem olarak bilinen laparoskopik olarak yapılmaktadır. Bu yöntemin başarılı uygulanabilmesi için yapan cerrahın deneyimi önemlidir. Bu yöntemin en önemli avantajları;
Ameliyat sonrası daha az ağrı,
Kısa süreli hastanede kalış(yaklaşık bir gün),
Hızlı işe dönüş,
Daha az ameliyat izidir(Dört ya da beş bir cm?lik iz).
İlaç kullanımının artık gerekmemesidir.
En önemli dezavantajı bu işlemin bir cerrahi müdahale olmasıdır. Ameliyat sonrası geçici takılma hissi ve gaz yakınmalarıdır. İyi bir cerrahi sonrası memnuniyet oranı %95 civarındadır.
 
Kapalı (Laparoskopik) Cerrahi nasıl yapılır?
Kapalı reflü cerrahisi(laparoskopikNissenFunduplikasyonu) karında küçük delikler açılarak gevşek olan yapı güçlendirilir ve midenin üst kısmı mide girişine sarılarak yeni bir kapakçık oluşturulur. Deneyimli ellerde kapalı yöntem kameranın oluşturduğu büyütme ve yakınlaşma sayesinde açık cerrahiden daha iyi ve kolay yapılır.
 
Cerrahi sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Ameliyat sonrası hafif bir ağrı olabilir. Ancak bu ağrı açık cerrahi ile kıyaslanmayacak düzeydedir. Yeterli ağrı kesici verilecektir.
Ameliyat akşamı oda içerisinde hafif bir yürüyüş yapılması istenir.
Ertesi gün sulu gıda verildikten sonra taburcu hastaların çoğu taburcu edilir. Bir süre sulu ve yumuşak gıdalar tüketmek, gazlı içeceklerden uzak durmak önemlidir. Karın içi basıncını arttıracak(ağır kaldırmak gibi) egzersizlerden uzak durmak yeterli olacaktır. Başkaca bir özel önlem gerekmez.
Hastalar genellikle 7-10 gün içinde kontrole çağrılır.
     
Op.Dr. Mert Mahsuni Sevinç
Genel Cerrahi Uzmanı






 
18.08.2012