Kalp ve Damar Cerrahisi Polikliniği

 KALP VE DAMAR CERRAHİSİ

Hastanemiz Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünde, Prof. Dr. Turan EGE başkanlığındaki ekip tarafından Koroner bypass ameliyatları, Kalp kapak ameliyatları, Aort damarı ameliyatları, Karotis (Şah damarı) ameliyatları, Kol ve Bacak damar ameliyatları, varis ameliyatları ve arteriovenöz fistül operasyonları başarı ile uygulanmaktadır.
KALP AMELİYATLARI
Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğimizdeki Kalp ameliyatları, Kalp-akciğer makinası kullanılarak (Kalbi durdurarak) veya kullanılmadan (Kalp durdurulmadan) yapılmaktadır. Bu ameliyatların seçiminde hastanın mevcut hastalığı ve genel durumu göz önünde bulundurularak karar verilmektedir. 
Yine hastanın, hastalığı ve genel durumuna göre göğüs kemiği kesilmeden, farklı yerlerden yapılan küçük kesilerle (Minimal İnvaziv) kalp ameliyatları yapılmaktadır. 
KORONER BYPASS AMELİYATLARI
Koroner arterler, kalp kasının kan ihtiyacını karşılayan damarlardır. Bu damarların daralması veya tıkanması sonucu kalp kası yeterince beslenemediğinden göğüs ağrısı oluşmaktadır. Damarın tamamen tıkanması sonucu kalp kası beslenemez ve kalp krizleri olarak tanımlanan klinik tablo meydana gelmektedir.
 
Koroner bypass ameliyatlarında amaç; daralma veya tıkanma sonucu yeterli kan gitmeyen koroner arterlere farklı yollardan kan götürerek kalp kasının beslenmesini sağlamaktır. Böylece, hastanın yaşam süresi ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.  
 
Hastanemizde güncel koroner bypass operasyonu tekniklerinin tümü uygulanmaktadır. Ameliyat süresi, yapılacak olan bypass greft sayısına göre değişmekle birlikte ortalama 3-4 saat sürmektedir. Ameliyat sonrası hastalar yoğun bakım ünitesine transfer edilerek burada takip edilmektedir. Yoğun bakım ünitesindeki takiplerinde sorunu olmayan hastalar servise alınır ve serviste birkaç gün takip edildikten sonra taburcu edilmektedir. 
Koroner bypass ameliyatlarında hastanın göğüs damarı (IMA), kol damarı (Radial arter) ve bacak toplardamarları (Safen ven) rutin olarak kullanılmaktadır.
Kliniğimizde uygulanan bypass operasyonları;
- Geleneksel koroner arter bypass cerrahisi
- Atan kalpte koroner arter bypass cerrahisi (OPCAB)
- Minimal invaziv koroner bypass cerrahisi (MIDCAB)
KALP KAPAK AMELİYATLARI
Kalpte 4 adet kapak bulunur. Bunlar, mitral, aort, triküspit ve pulmoner kapaklardır. Bu kapaklar, kanın tek yönlü akışına izin verir. Darlık veya yetmezlik durumlarında kan akışı bozulur. Darlıkta (Stenoz), kapak açıklığı daraldığı için kan ileriye doğru yeterince akamaz. Yetmezlik durumunda ise, kanın ileriye doğru gitmesi gerekirken geriye doğru kaçar.
Kapak hastalıklarında, öncelikli olarak hastanın kendi kapağı tamir edilmeye çalışılır. Tamirin yetersiz kaldığı durumlarda kapak değişimi yapılır. 
 Kapak değişimlerinde, iki tip yapay kapak bulunmaktadır. Bunlar biyolojik kapaklar ve mekanik kapaklardır. 
Biyolojik (Biyoprotez) kapaklar; hayvanlardan alınıp özel işlem görmüş kapaklardır. Dayanıklılığı düşük olduğu için bir süre sonra kapağın fonksiyonu kaybolmaya başladığından özel durumlarda tercih edilmektedir. Doğum yapmak isteyen genç kadınlarda veya ileri yaşta kan sulandırıcı ilaç kullanmakta zorluk yaşayabilecek olan hastalarda uygulanmaktadır.
Mekanik kapaklar; Özel olarak tasarlanıp metalden yapılmış kapaklardır. Uzun ömürlü kapaklardır, tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.
Hastanemizde, tüm kapak ameliyatları rutin olarak uygulanmaktadır. Kapak hastalığına bağlı olarak gelişen ritim bozukluklarında (Atrial fibrilasyon) aynı seansta özel bir yöntem olan radyofrekans ablasyon işlemi de uygulanmaktadır.
AORT DAMARI AMELİYATLARI
Aort damarı, kalpten çıktıktan sonra göğüs ve karın boşluğunda ilerleyen en büyük atar damardır. Vücudumuzdaki tüm organ ve uzuvları besleyen ana dalları verir. 
 
 
Aort duvarının farklı nedenlerle zayıflaması sonucu belli bölgelerde aşırı genişleme gelişebilir. Bu genişlemeler anevrizma olarak tanımlanmaktadır. Anevrizma çapının artışı belli bir seviyenin üzerine çıktığında anevrizma rüptürü (patlama) gelişebilir. Bu nedenle anevrizmalarının mutlaka rüptür olmadan tedavi edilmesi gerekmektedir. 
Anevrizmaların tümünün tedavi edilmesi gerekmez. Genişlemenin kritik seviyeye ulaşmadığı hastalarda öncelikle genişlemeye neden olan risk faktörlerinin kontrolü gerekmektedir. 
Genişlemenin kritik seviyeye ulaştığı hastalarda iki tedavi seçeneğinden biri uygulanmaktadır. 
Bunlardan birincisi klasik açık cerrahi teknik, diğeri ise kapalı endovasküler tedavi seçeneğidir.  
 
Klasik cerrahi tedavi eskiden daha sık uygulanan bir cerrahi tedavi seçeneğidir. Günümüzde ise öncelikli olarak kapalı (endovasküler) tedavi seçeneği tercih edilmektedir. Bu işlem çoğunlukla kasıklardan küçük insizyonlarla ve düşük riskle yapılmaktadır. Kapalı tedavinin uygulanamadığı hastalarda ise açık cerrahi uygulanmaktadır.   
KAROTİS (ŞAH DAMARI) AMELİYATLARI
Karotis arterler, aortadan çıkan ve boyun iki tarafından ilerleyerek beyin beslenmesinde en önemli arterlerdir. Bu arterlerde meydana gelen daralma, tıkanma veya buradan kopan parçalar sonucu beyin dolaşımı önemli ölçüde hasar görebilir. Hastada geçici veya kalıcı felç durumları oluşabilir. Bu nedenle hastada kalıcı felç durumu oluşmadan darlığın tedavi edilmesi gerekmektedir. 
Tedavide stent uygulaması ve açık cerrahi tedavi seçeneklerinden biri uygulanmaktadır. Stent uygulamalarının sonuçlarının kötü olması nedeniyle öncelikli olarak cerrahi tedavi yaygın olarak uygulanmaktadır. Kliniğimizde cerrahi tedaviyi oldukça düşük riske uygulamaktayız. Operasyon sonrası hastanede kalış süresi ortalama olarak 2-3 gündür. 
 
PERİFERİK ARTER HASTALIKLARI ve GÜNCEL TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Kol ve bacakları besleyen arterlerin daralması veya tıkanması sonucu oluşan klinik tablo periferik arter hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Bacak arterleri kol arterlerine göre çok daha fazla etkilenmektedir. Arterlerde meydana gelen daralma veya tıkanma sonucu, hasta yürüdüğü zaman darlığın yerine uyluk veya baldır kaslarında şiddetli ağrı oluşur. Bu ağrı nedeniyle yürüyemeyen hasta 3-5 dakika dinlendikten sonra tekrar aynı mesafeyi yürüdüğünde ağrı oluşur. Burada önemli olan ağrının meydana geldiği yürüme mesafesidir. Bu mesafe ne kadar kısa ise hastalığın şiddeti o kadar fazladır. 
Bu hastalarda öncelikli olarak yürüme mesafesi değerlendirilir. Muayene sonucu tıkanıklık seviyesi belirlenir. İleri tetkik olarak angiografi yapılarak tıkanıklık seviyesi saptanır, tıkanıklık sonrası damarların durumu değerlendirilir. 
Bulguların sonucuna göre tedavi planlanır. Tedavide, medikal (ilaç) tedavi, angioplasti, stent, aterektomi veya açık cerrahi tedavi seçeneklerinden biri veya birkaçı uygulanır. Bu uygulamaların tümü hastanemizde yapılmaktadır. 
VARİS ve GÜNCEL TEDAVİSİ 
Toplardamarlar, vücuttaki kirli kanı kalbe taşıyan damarlardır. Bacaklardaki toplardamarların kanı kalbe taşımasında damar yapısı kadar baldır kasları da önemli rol oynamaktadır.  Yaş ilerledikçe damar yapısında meydana gelen bozulmalar ve gevşemeler sonucu bacakta şişme, karıncalanma, kramp, huzursuz bacak, kılcal veya büyük damarların görünmesi, ciltte kalınlaşma, kahverengi renk değişiklikleri ve son olarak ta yara şeklinde ortaya çıkabilir. 
Hastanemiz Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümünde ?Varis Tedavi Ünitesi? bulunmaktadır. Burada hastalar ayrıntılı olarak incelenmekte, aynı zamanda Doppler Ultrasonografi ile değerlendirilmektedir. Elde edilen verilere göre aşağıdaki tedavi seçeneklerinden biri veya birkaçı ile tedavi edilmektedir.  
İlaç tedavisi ile şikayetler azaltılmaktadır. 
Kılcal varisleri için dermal lazer, termokoagülasyon, skleroterapi, köpük tedavisi uygulanmaktadır. 
Daha büyük varisler için, radyofrekans, lazer, köpük veya yapıştırıcı ile tedavi yapılmaktadır. 
Bu tedavi uygulamalarından sonra hasta aynı gün evine ve işine dönebilmektedir. 
Çok özel durumlarda ise klasik cerrahi tedaviyi uygulamaktayız. 
Varis tedavisinde hastanın şikayeti ve bulgular önceliklidir. Toplardamarlarda önemli bir bozulma yok ise, yapılacak girişim ile hastanın şikayetlerinde düzelme olmayacaksa bu damarlara müdahale edilmemesi daha doğru bir karar olacaktır. 
Bu nedenle varis tedavisinin, hastalığın tüm evrelerini değerlendirebilen konunun uzmanı bir kişi tarafından yapılması gerekmektedir. 
KÖPÜK TEDAVİSİ
Skleroterapi, varis tedavisinde uygulanan önemli bir yöntemdir. Burada ilaç enjektör ile direkt veya köpük haline getirilerek küçük damarlar içine uygulanmaktadır. Hangi yöntemin uygulanacağı hastaya göre belirlenmektedir. İşlem sonrası üç gün süreyle elastik bandaj uygulanır ve sonrasında hastanın varis çorabı giymesi önerilir.
Bu yöntem için anestezi gerekmediğinden hasta için oldukça konforlu ve ağrısız bir işlemdir. İşlem sonrası hasta normal hayatına dönebilir, herhangi bir kısıtlamaya gerek yoktur. 
İşlemin uygulandığı bölgelerde küçük kahverengi lekeler oluşabilir. Bunlar 4-6 hafta sonra büyük oranda geçer. Yaz aylarında bu renk değişiklikleri daha belirgin hale gelebildiği için köpük tedavisi özellikle yaz mevsiminde fazla tercih edilmez.
 
LENFÖDEM ve GÜNCEL TEDAVİSİ
Lenf sistemi, dokularda biriken sıvıları tekrar dolaşıma taşıyan yapılardır. Lenf yollarında meydana gelen herhangi bir daralma veya tıkanma özellikle kol ve bacaklarda ciddi şişmelere yol açabilir. Bu doğuştan olabildiği gibi, sonradan oluşan hasara bağlı da olabilir. Tek taraflı veya iki taraflı şişlikler olarak görülür. Tedavide, ilaç tedavisi, lenf kanallarını açmaya yönelik lenf drenaj masajı ve yüksek basınçlı kompresyon tedavisi uygulanmalıdır.