Metabolik Cerrahi

METABOLİK CERRAHİ

Diyabet:

Diyabet denilince her ne kadar ara formlarıda olsa da, akla tip 1 ve tip 2 diyabet gelmektedir. Tip 1 diyabette pankreasta insülin salgısı yetersizliği mevcut iken, tip 2 diyabette ise genellikle pankreasta yeterli insülin salgısı vardır, ancak bu insülin dokular tarafından kullanılamamaktadır. Metabolik cerrahi ameliyatları ile sadece tip2 diyabet hastalığı tedavi edilebilmekte iken, tip 1 diyabeti olan hastalar tedavi edilememektedir.

Metabolik cerrahi nedir:

Tüm dünyada obeziteameliyatları yıllardır uygulanmakta iken görülmüştür ki; tedavi sonrası sadece obezite düzelmemekte aynı zamanda özellikle diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar da gerilemektedir.  İşte bu etki göz önünde bulundurularak metabolik cerrahi ameliyatları geliştirilmiştir.

Metabolik cerrahi yöntemi olarak hangi ameliyatlar kullanılmaktadır:

Obezite ameliyatları için yapılan Gastrik bypass, Duodenal Switch ve SleeveGastrektomi (Tüp mide) ameliyatların tamamı aynı zamanda metabolik cerrahi ameliyatlarıdır. Ayrıca Transit Bipartition, İlealTranspozisyon ve Jejunoileal bypass gibi ameliyatlar özellikle diyabet hastalığı ön planda olan hastalar için geliştirilmiş ameliyatlardır.

Bu ameliyatların tamamı kapalı yöntem ile (laparoskopik) olarak yapılmakta, büyüklükleri 0,5-12mm arasında değişen 4-5 delikten karın bölgesine girilerek yapılmaktadır.  Ameliyat sonrası büyük bir kesi olmadığından hastalar aynı gün mobilize olabilmekte, ameliyat çeşidine bağlı olmak üzere hastaneden 3-5 gün sonra taburcu olmaktadırlar.

Etki mekanizması:

Metabolik cerrahide kullanılan ameliyatların bir kısmını alınan besin miktarını kısıtlayıcı ameliyatlar oluşturmakta iken, diğer bir kısmını ise hem alınan besin miktarını kısıtlayan hemde besinlerin barsaktan emilimlerini azaltarak etki gösteren ameliyatlar oluşturmaktadır. Ayrıca günümüzde alınan besinlerin çoğu yeteri kadar barsakların alt kısmına ulaşmayıp, barsakların daha yukarı kısımlarında tama yakını emilmektedir. Dolayısıyla barsağın alt ksımından salgılanan ve pankreastan insülin salınımını düzenleyen hormonlar yeteri kadar aktive olamamaktadır.

Metabolik cerrahi ameliyatları ile ya barsağın son kısmı daha yukardaki barsak ansı ile yer değiştirmekte yada yapılan baypass işlemleri ile barsağın son kısmına gıdaların daha çabuk ulaşmaları sağlanmaktadır. Böylece barsağın son kısmına daha kolay ulaşan besinler buradan hormon salgılanmasını sağlamakta, salgılanan bu hormonlar ise pankreastaki insülinin vücutta kullanımını kolaylaştırmaktadır.

Kimler bu ameliyatları olabilir:

Metabolik cerrahi ameliyatları medikal tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan tip2 diyabet hastalarına yapılır. Diyabet hastalarında asıl problem zaman içerisinde büyük-küçük damarlarda hasar meydana gelişmesi, bunun sonucunda da kalp, böbrek, karaciğer, göz gibi organ hasarlarının oluşmasıdır. Ameliyat kararı verilirken hastaların son 3 aylık açlık glukoz değeri, vücut kitle indeksi, medikal tedaviye rağmen diyabetin kontrolünün sağlanıp sağlanamadığı, organ hasarı, pankreastaki insülin rezervinin durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Tip1 Diyabeti olanlara bu ameliyatlar yapılmamaktadır.

Riskler:

Metabolik cerrahi ameliyatları kapalı yöntemle yapılan ameliyatlardır ve ameliyatın riskleri safra kesesi yada obezite ameliyatları risklerinden fazla değildir. Ancak kanama, kaçak, pıhtı oluşması, internalherni gelişmesi gibi az sayıda görülebilecek riskleri de vardır. Bu risklerin çoğu her karın ameliyatından sonra da oluşabilecek risklerdir. Ayrıca ameliyatın risklerinden bahsederken, ameliyat olmama neticesinde gelişecek organ hasarı riskinin ameliyat riskinden çok daha fazla olduğunu da unutmamak gerekir.